Her yaz olduğu gibi, bu yaz da binlerce insan serinlemek ve eğlenmek için yüzme havuzlarına akın ediyor. Ancak klorlanmış olsalar dahi yüzme havuzlarında var olan mikroplar, bazı enfeksiyon hastalıklarına yol açabiliyor.
Criptosporidyum, Giardia, E. Coli ve Şigella gibi dışkı yolu ile bulaşabilecek ateşli ishallere yol açan mikroplar havuz suyunu kaza ile yutma sonucu hastalıklara yol açabilirler.
Klorlama sonucu mikroorganizmaların büyük bir kısmı yok edilebilmekle birlikte, bazı mikroorganizmalar klora dirençlidir. Ayrıca klorun mikroorganizmaları yok edebilmesi için zamana ihtiyaç vardır. Tüm bu nedenlerle kendinizi ve çocuklarınızı havuzdan bulaşabilecek hastalıklardan korumak için bazı önemli tedbirleri titizlikle uygulamanız ve başkalarının da uyguladığına dikkat etmeniz gereklidir.
* Çocuğunuzun veya kendinizin ishal durumu söz konusuysa havuza girmeyin. * Havuzda su yutmamaya veya ağzınıza su almamaya dikkat edin. * Yüzmeden önce duş alın ve tuvalete gittikten sonra mutlaka ellerinizi yıkayın. * Çocuklarınızı belli aralıklarla tuvalete götürün. * Çocuğunuzun altını tuvalette değil havuz başında değiştirin. * Çocuğunuzun altını sabunlu su ile yıkayın.
International Hospital kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Erhun Şerbetçi de yazın çok görülen, havuzdan ve denizden kaynaklanan dış kulak enfeksiyonlarına dikkat çekerek şu bilgileri veriyor:"Öncelikle kulaklarına tüp takılan çocukların kesinlikle havuza girmemeleri gerekiyor. Ya da başlarını sokmamaları lazım. Bakımı yapılmayan havuzlarda dış kulak yolu enfeksiyonlarının ortaya çıkma riski yüksektir. Enfeksiyona bağlı olarak bazen çok şiddetli olmak kaydıyla kulak ağrısı, dış kulak yolunda şişme, kulak akıntısı, tıkanma ve duyma sıkıntısı görülür. Bazen hasta bu belirtiler ve ağrıda şiddetlenme nedeniyle çiğneme bile yapamayabilir. Bu durum mutlaka kulak burun boğaz uzmanına başvurmayı ve ilaç tedavisini gerektirir. Havuz veya denize girerken vazelinli veya gliserinle yağlanmış pamuk tıkaçlar çoğu kez en etkili yöntemlerdir. Havuz suyundaki klor, özellikle alerjik çocuk ve erişkinlerde burun tıkanıklığı ve sinüs alerjisi belirtilerinin artmasına yol açabilir. En temiz havuzlarda bile dış kulak enfeksiyonunun görülme riski var. Deniz suyunda ise bu risk, yok denecek kadar az. Tercihi denizden yana kullanmakta, ayrıca sinüzit ve nezle iken havuz ve denize girilmemesinde fayda var."
Memorial Hastanesi Üroloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kemal Sarıca’nın Memorial web sayfasında yer alan uyarılarının dikkate alınması gerekiyor. Havuza girerken ve havuzdan çıkarken alınacak önlemler: Havuza girerken kesinlikle duş alınmalı ve belli antiseptik solüsyonlarla (enfeksiyon önleyici sıvılar) ayaklar yıkanarak, ayaktaki cilt ve mantar enfeksiyonlarının bulaşmasına karşı önlemler alınmalıdır. Ayaklardaki ve ciltteki mantar enfeksiyonları, cinsel organa temas eden su ile birlikte bu bölgede de mantar oluşumuna sebep olabilir. Özellikle çocuklar erişkin havuzlarını kullanıyorlarsa, havuz kullanımı ile ilgili kurallardan haberdar edilmeli ve kontrol edilmelidir. Havuz suyu yutulmamalıdır. Kulak enfeksiyonlarına karşı, kulak tıkaçları kullanılmalıdır. Göz enfeksiyonlarına karşı, gözlük ve maskeler kullanılmalıdır. Ciltte sıyrık ve kesik alanları varsa, mümkünse denize veya havuza girilmemeli; değilse, yüzme sonrasında temiz su ve sabunla cildi birkaç kez yıkamalıdır. Havuzda veya kenarında yiyecek yenmemeli ve sigara içilmemelidir. Hijyen şartları yerinde olmayan havuzlar ve lağımlar ile kirletilen denizler sağlık için büyük bir tehdit oluşturuyor. Özellikle virüslü dışkı ile kirlenmiş enfekte sular yoluyla bulaşan Hepatit A virüsü, yazın riskli bir ortam oluşturuyor. Hepatit A virüsünün yayılımında en önemli rolü oynayan çocuklar, aynı zamanda hastalığa yakalanma konusunda en fazla risk altında olan grup. Küçük çocuklar tuvalet temizliğine yeterince dikkat edemiyorlar. Ayrıca çevrelerinde ellerine geçirdiği her şeyi ağızlarına götürebiliyorlar. Bu sebeple küçük çocuklar Hepatit A enfeksiyonuna daha kolay maruz kalıyor ve hastalığın büyük çocuklara ve yetişkinlere bulaşması açısından tehlike oluşturuyorlar.
Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Alper Mumcu, yaz aylarında mantar enfeksiyonlarına sıkça rastladıklarını, ancak bunun havuz suyuyla temas yoluyla geçmediğini kaydediyor. Mumcu, havuz suyunun değil, klor ve ıslak mayonun mantarın ortaya çıkmasına zemin hazırladığını belirtiyor.
Hamilelerin gebeliğin ilk başından sonuna kadar havuza ve denize girmesinde bir sakınca bulunmadığını belirten Mumcu, hamileliğin her döneminde yapılacak en uygun sporun yüzme olduğunu söylüyor. Mumcu, "Eğer gebelikle ilgili bir sorunu, komplikasyonu yoksa hamileler rahatlıkla havuza ve denize girebilir" diyor. İki yıl önce İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre çok fazla klorlanan havuz suyunda klor metabolize olduktan sonra ortaya çıkan bazı maddelerin erken doğumlara ya da düşüklere neden olabileceği yönünde bulgular elde edildiğini ancak bunun kanıtlanmadığını aktaran Mumcu, şunları söylüyor: "Bu araştırma sonrasında şöyle bir fikir benimsendi. Hamile kadınların havuzların çok fazla klorlandığı yoğun günlerde girmemelerini öneriyoruz. Örneğin hafta sonlarında çok daha fazla klorlama yapılıyor. O günlerde dikkat edilmeli. Girilirse de çok iyi duş yapılmalı. Klor artıkları yutmayla vs. değil, cilt temasıyla geçiyor. Çok iyi duş alınırsa bu risk de ortadan kalkıyor." Mumcu, adet günlerinde, çok yoğun kanamaların olduğu günlerde enfeksiyonlara biraz daha açık hale gelindiğini bunun da rahim içinde enfeksiyonlara neden olabildiğini hatırlatıyor.
Havuzlarda yüzenleri bekleyen tehlikelerden biri de bakteriler. Bakteriler gözlerde konjuktivite neden oluyor. Konjuktivit, gözün iltihaplanması anlamına geliyor. Gözlerde kızarma, yanma gibi belirtilere yol açıyor. Bu hastalığın tedavisi zor değil. Kısa süreli damla kullanımı ile tedavi ediliyor. Ancak havuzdaki asıl tehlike sadece havuzlarda var olan özel bir bakteri türü. Havuzda üreyen bu bakteri gözlerde salgın şeklinde görülen “havuz konjuktiviti” ne sebep oluyor.
Lensle havuza girmek doğru değil!
Lens kullanan kişiler havuza ya da denize lensleriyle girmeyi tercih ediyorlar. Oysa lensle havuza girmek iki açıdan risk taşıyor. Birincisi havuz suyu gözden lensi çekip alabiliyor. İkincisi ise göz bir bakteri kaparsa lenslerde bu bakteri daha kolayca üreyebiliyor. Lensler bakterileri daha kolay barındırabileceği için, lens kullananlara havuza lensle girmemelerini öneriliyor.
Bir yaşının altındaki çocuklarınızı havuza sokmamaya özen gösterin
Çocuğunuz havuzda titremeye başlarsa dışarı çıkarıp kurulayın. On dakika ile başlayarak alıştıra alıştıra suya sokun. Küçük bebeklerinizi 30 dakikadan fazla suda tutmayın. Çocuğunuzda deri şikâyetleri varsa klorun zarar verip vermeyeceğini doktorunuza danışın. Çocuğunuz hastaysa yüzmeye götürmeyin.
Havuz suyunun temiz olduğundan emin olmak için şunlara dikkat edebilirsiniz.
* Temiz bir havuz suyunda havuzun dibi net bir şekilde görünmelidir.
* Havuz kenarındaki taşlar yapışkan veya kaygan olmamalıdır. İyi klorlanmış bir suyun az bir kokusu olur.
* Aşırı kimyasal kokusu sorun olabileceğini gösterir.
* Havuz pompaları ve filitre sistemleri çalışıyorsa ses yaparlar bu sesi muhakkak duymanız gerekir.
Havuz görevlilerinden iki günde bir Ph ve klor seviyesinin kontrol edilip edilmediğini ve son tespit edilen değerleri öğrenebilirsiniz. (Normal PH: 7.2–7.8, normal klor:1–2 partikül/1 milyon olmalıdır.)
Not: Yukarıdaki bilgiler Internet ortamından derlenerek oluşturulmuştur. Kaynak: http://www.eroleti.com